Yükleniyor...
Son Dakika
28.9.2018

Coğrafi İşaretler Afyonkarahisar’da konuşulacak

Coğrafi İşaretler sistemi alanında ülkemizin en önemli sivil aktörü olan Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜciTA), Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) işbirliği ile 4-5 Ekim tarihlerinde “Coğrafi İşaretler’de Afyonkarahisar Buluşması” başlıklı uluslararası bir Çalıştay düzenleniyor. Çalıştay yurtiçi ve yurtdışından pek çok konuşmacı ve konuğu bir araya getirecek.

Ülkemizde Coğrafi İşaretler(Cİ) sisteminde çalışmalar yürüten YÜciTA amacını, “Türkiye’de yöresel ürünlerimizi koruyabilmek için ideal bir coğrafi işaretler sisteminin kurulabilmesi, yöresel ürünlere değer kazandırılarak sürdürülebilir kırsal kalkınmanın desteklenmesi ve kültürel ve biyolojik çeşitliliğin korunması konusunda çaba harcamak ve bu amaçlar doğrultusunda farkındalık yaratmaya çalışmaktır” şeklinde ifade etmektedir. 

 

Ağ, 15 Ekim 2012’de kuruldu.  Coğrafi İşaretlere ilgi duyan Türkiye’nin dört bucağından davet edilen yurtsever kişiler kuruluşta yer aldı. YÜciTA hareketi bu yönüyle tam bir gönüllük ağıdır. YÜciTA Yürütme Kurulu Başkanı Prof.Dr. Yavuz Tekelioğlu, YÜciTA’yı, “YÜciTA, bir marka olup Türk Patent Enstitüsü tarafından tescillenmiştir.  Kendisine özgü bir statüsü vardır. Onu özellikle Avrupa Birliği’ndeki araştırma ağlarından ayıran özellik tamamen gönüllülük esasına göre kurulmuş, hiçbir yere bağlı olmayan, Türkiye’nin birçok bölgesinden, farklı kurum ve kuruluşlardan, değişik kesim ve profillerde üyelerden oluşan   özgür bir araştırma ağı olması ve üyelerinin aidatlarıyla ayakta durmasıdır. Bizi birleştiren ortak tutkumuz olan yörelerimiz, yöresel ürünlerimiz ve coğrafi işaretlerdir. Oysaki AB’ndeki   araştırma ağları belirli kurumların, özellikle üniversitelerin bünyesi içinde faaliyet gösteren, fiziki mekanlara sahip, bütçeleri ve ücretli çalışanları olan birimlerdir. Bu bakımdan Türkiye’de belki de dünyada bir benzerimiz yok. Her zaman söylediğim gibi, ‘Bizim kasamızda para yok ama Türkiye sevgisi var’. Sloganımız da ‘Her Şey Türkiye İçin’dir.  isyonumuz web sayfamızda da yer aldığı gibi, ‘Ülkemizde Cİ’in önemi konusunda farkındalık yaratarak Türkiye’de ideal bir Cİ sisteminin kurulabilmesi, yöresel ürünlere değer kazandırılarak sürdürülebilir kırsal kalkınmanın desteklenmesi, kültürel ve biyolojik çeşitliliğin korunması konularında çalışmaktır’. (YUCİTA.org)
Gönüllülük, karşılıklı saygı ve güven, fikri ve sınai mülkiyet haklarına saygı ve YÜciTA ruhunu yaşatmak, araştırma ağımızın temel etik değerlerini oluşturmaktadır” diye özetlemektedir.

“Yönetişim” ve “Denetim Vurgusu
Prof.Dr. Yavuz Tekelioğlu ülkemizde yapılan coğrafi işaretler çalışmaları hakkında bilgiler vererek bazı saptamaları gündeme getirdi. Ülkemizde bu alanda çalışmalar 23 yıldan beri yürütüldüğünü ancak bu sürecin sadece tescil ile geçtiğini dile getiren Prof.Dr. Tekelioğlu, “Oysa bu alanda ‘tescil’ süreci tüm çalışmaların yüzde 5’ini oluşturmaktadır. Kalan yüzde 95’lik büyük kısım ise ‘yönetişim’ ve ‘denetim’ süreçleridir. Coğrafi işaret tescil süreçleri, meslek kuruluşları ve belediyeler tarafından sürdürülmekte ve sonuçlandırılmaktadır. Coğrafi işaretler adına olumlu gözüken bu durum aslında ciddi sorunları da beraberinde getirmektedir. Her şeyden önce tescil başvuruları bir furya haline dönüşmüştür. Halen   375 ürüne tescil alınmıştır. Tescillerini bekleyen birçok başvuru bulunmaktadır. 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun da yer alan ‘Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı’ kitabında tescil alanların tescilden doğan hakları belirtilmiştir. Ancak Kanun’da bu kurumların sorumluluklarına ait hükümler yer almamaktadır. Coğrafi işaretler dünyada ve özellikle Fransa gibi Avrupa ülkelerinde çok ciddiye alınmaktadır. Oralarda bu faaliyetleri yürütenler tescil sahibi kuruluşlar olup yönetişim ve denetim süreçlerini başarıyla yürütmektedirler.  Bu çalışmalarla hem üretici hem de tüketici korunmaktadır. Yani ‘sözde değil özde ilgi ve çalışma’ söz konusudur” dedi.
Diğer yandan, her geçen gün küçük bir köye dönüşen dünyada ulusal tescil yetmediğini ve uluslararası tescil çalışmalarına gerekli önem verilmesi gerektiğini dile getiren Prof.Dr. Tekelioğlu, “Şu anda   Antep Baklavası, Aydın İnciri ve Malatya Kayısısı olmak üzere ülkemizin sadece üç ürünü AB tescillidir. Oysa bizim yedide birimiz büyüklükte olan Yunanistan’ın AB’nden alınmış tam 106 tescili bulunmaktadır. Uluslararası arenada ticari faaliyetler için oralarda geçerli coğrafi işaret tescillerinin önemi ortadadır” diyerek önemli bir konuyu gündeme taşıdı.

Kırsal kalkınmada Coğrafi İşaretlerin önemini dünyadan örnekler ile anlatan Prof.Dr. Yavuz Tekelioğlu, “Cİ’in özelikle   yaratmış oldukları istihdam ve gelir bakımından kırsal kalkınmadaki   rolleri son derecede önemlidir. Sözgelimi İtalya’da 13. asırdan beri korunan ve ülkenin en önemli Cİ’inden biri olan Parmezan peyniri değer zincirinde    çalışan 50.000 kişi ve yıllık 2,5 milyar avroya ulaşan cirosuyla üretim bölgesine (Parma, Reggio Emilia, Modena, Bologna ve Montava) müthiş bir dinamizm vermektedir. 
Aynı şekilde Fransa’da 636 nüfuslu Roquefort köyünde üretilen ve Combalou doğal mağaralarında olgunlaştırılan Roquefort peyniri değer zincirinde 10.000 kişi çalışmaktadır.   14. asırdan beri korunan Roquefort yıllık ortalama 350 milyon avro değerindeki üretimiyle köken adı bölgesinin en büyük ekonomik gücüdür.   Fransa Juraları’nda üretilen bir diğer Fransa  Cİ’i  Comté peyniri yarattığı 10.000 kişilik istihdamla hayvancılığın dışında bir başka ekonomik faaliyetin yapılamadığı  bu dağlık bölgenin ekonomik  motorudur. 
Cİ ve kırsal kalkınma konusunda   Fransa’nın Cognac’ı, İtalya’nın   Melinda elması, Fas’ın Argan yağı, Jamaika’nın Blue Mountain kahvesi ve ABD’nin Florida portakalları ile ülkemizden Ege Sultani üzümü, Ege inciri ve Ezine peyniri de örnek gösterilebilir. Bu Coğrafi İşaretler köken bölgelerinin kırsal   kalkınmasına damgalarını vurmuşlardır” diye konuştu.

Afyon Buluşması büyük önem taşıyor
Afyonkarahisar’da gerçekleşen Çalıştay’a da değinen Prof.Dr. Yavuz Tekelioğlu, “Afyonkarahisar Coğrafi İşaretler Buluşması, YÜcita için büyük anlam taşıyor. Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın gerçekleştirildiği bu kutsal topraklarda Türkiye için çok değerli bir uluslararası etkinliği düzenlemenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu nedenle Seminer ortağı ve ev sahibi Afyon Ticaret ve Sanayi Odası’na, Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Hüsnü Serteser’in şahsında çok teşekkür ederiz. Bizi mutlandıran ikinci husus YÜciTA’nın kuruluşundan bu yana 12. Çalıştayını da başarı ile gerçekleştiriyor olması. Bilindiği gibi ilkbahar ve sonbaharda olmak üzere yılda iki çalıştay yapıyoruz.  Bu çalıştaylarda mutlaka uluslararası bir seminer ya da sempozyum yer alıyor. Kayseri dışında bütün çalıştaylarımız uluslararası katılımlı oldu. Bu etkinliklerin finansmanını sağlayan tüm paydaşlarımıza Coğrafi İşaretler konusundaki duyarlılıkları nedeniyle ülkem adına yürekten teşekkür ediyorum. Takdir edeceğiniz gibi bir oluşumun sürekliliğini sağlamak özellikle bizim ülkemiz koşullarında son derecede güçtür. Gönüllülük esasına dayanan araştırma ağımız  YÜciTA bunu bugüne kadar başarmıştır. Bu başarının altında yatan Coğrafi İşaretlere olan büyük tutkumuz, sonsuz ülke sevgimiz ve büyük YÜciTA dayanışmasıdır.  
Üçüncü mutluluk kaynağımız Afyonkarahisar’da YÜciTA’nın yeni yaşını kutlayacak olmamızdır.
Kurtuluş savaşımızın kazanıldığı topraklarda YÜciTA 7. yaşına girecek. Bu da bize büyük onur veriyor.
Afyonkarahisar buluşması zamanlaması bakımından son derecede anlamlı. Bilindiği gibi 6769 sayılı ‘Sınai Mülkiyet Yasası’ ile Coğrafi İşaretler alanında ülkemizde yeni bir dönem başladı.  Yasanın getirdiği önemli yenilikler çerçevesinde ‘Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanlığı’ tarafından birtakım uygulamalar da yaşama geçirildi. Örneğin 10 Ocak 2018 tarihinde amblem kullanılma zorunluluğu getirildi ve bu husustaki Yönetmelik de Resmi Gazete’de yayınlandı. Ancak aradan geçen 8 aya rağmen bu konuda anlamlı bir gelişme ne yazık ki yaşanmadı.
Buradaki temel sorun tescil sahiplerinin ‘Coğrafi İşaret Yönetişimi’ni tanımamalarından kaynaklanıyor. Biraz öncede belirttiğim gibi 6769 sayılı Yasa tescil sahiplerinin tescilden doğan haklarını belirttiği halde, sorumlulukları ile ilgili hiçbir şey söylemiyor. Bu nedenle sistem şu anda önemli bir    blokaj yaşıyor ve bunun acilen aşılması   gerekiyor. Bu da tescil sahiplerine sorumluluklarını hatırlatan ivedi bir yasal düzenlemeden geçiyor.
Afyonkararahisar Buluşması, Coğrafi İşaret yönetişimi konusunda Türkiye’ye çok önemli ipuçları verecek.  Zira bu konunun Avrupa Birliği’nde en iyi uygulandığı Fransız Comté peyniri izleyenlere sunulacak.   YÜciTA  “Coğrafi İşaret Yönetişimi” konusunda yıllardır sürdürdüğü mücadelesini Türkiye’nin buna en fazla ihtiyaç duyduğu bir anda tekrar gündeme getirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyor.
Son 3 ay ülkemizin değişik bölgelerindeki 8 Coğrafi İşaret üzerinde araştırma yaptım. Genelde durum çok üzücü. Tescil sahipleri hem ilgisiz hem de bilgisiz. Afyon’da sizlere çok önemli şeyler söyleyeceğim” diye konuştu.

Önemli Katkılar Sağlanabilir
Öte yandan Çalıştay’ın birinci gününde “Türkiye’de Coğrafi İşaretler ve Son Gelişmeler” başlığı ile bir sunuma yapacak olan Türk Patent ve Marka Kurumu Coğrafi işaretler Dairesi Başkanı Hakan Kızıltepe, “Uluslararası nitelikteki Afyon etkinliğinin Coğrafi İşaretler sistemine olumlu katkılar sağlayacağını düşünüyorum. Özellikle yurtdışından gelen misafirlerimizin ülkelerindeki başarılı uygulamaları bizlerle paylaşması ciddi katkılar sağlayacaktır. Bu toplantılarda yurtdışındaki tescil kurumlarından temsilcilerin tescil süreçlerine ilişkin bilgiler paylaşması da önemli katkılar sağlayabilir” dedi.





Bu Habere Ait Fotoğraflar

Bu Habere Ait Yorumlar


" Okuyucular tarafından www.ulusaltarim.com 'da yayınlanan içeriklere ilişkin yapılan yorumların cezai ve hukuki sorumluluğu yorumu yapan kişinin kendisine aittir. "

" Okuyucu yorumları hukuka uygunluk veya güncel bilgi içerip içermediği hususları bakımından değerlendirilmemekte, yorumlar otomatik olarak onaylanmaktadır. www.ulusaltarim.com, yapılan yorumlarla ilgili herhangi bir konuda sorumluluk kabul etmemektedir. "

" Köşe yazarının kaleme aldığı yazıların her türlü hukuki sorumluluğu yazarın kendisine aittir.
Ulusal Tarım, yazarların düşünce özgürlüğüne müdahale etmemektedir. "
Adınız *

E-Posta * (Yorumda Görünmeyecektir.)

Yorumunuz *



Yorumu Gönder