Yükleniyor...
Son Dakika
17.11.2018

Bakan Pakdemirli: Yakında ezber bozacak bir proje açıklayacağız

Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli, yakında "Tarımda Milli Birlik" adı altında, ezber bozacak çok önemli bir proje açıklayacaklarını söyledi.

Bakan Pakdemirli, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığı'nın 2019  yılı bütçe görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Kendisinin de tarımın içerisinden geldiğini, bir aile çiftliklerinin olduğunu, geçmişte mandıra işlettiğini, süt ürünlerini elleriyle yapmayı bildiğini dile getiren Pakdemirli, çiftliklerinde zeytin ve üzüm ürettiklerini, kümeslerinin olduğunu, zeytinyağı fabrikalarının bulunduğunu kaydetti. Pakdemirli, "Evimizden bir tarım şehidi verdik. Babam zeytin toplama aletleri icat ederken vefat etti." ifadesini kullandı.

 

Pakdemirli, tarım ürünleri üzerinden siyaset yapılmaması gerektiğini  belirterek, "Hepimiz aynı gemideyiz, Bakanlık olarak sizin emrinizdeyiz. Yakında  'Tarımda Milli Birlik' adı altında çok önemli bir proje açıklıyor olacağız. Bu  proje ezber bozacak bir proje. Tüm paydaşlarla paylaştıktan sonra kamuoyuna  duyuracağız.Tahmin ediyorum, bir aydan kısa bir süre içerisinde en fazla yeni  yıla kadar bunu mutlaka açıklayacağız ve teşhislerle beraber tedavi yöntemlerini  açıklıyor olacağız." diye konuştu.

 

Tarımsal desteklerin etki analizinin yapılmadığını belirten  Pakdemirli, "İlk toplantımda 'tarımsal destekleri dağıtıyoruz ama etkisi nedir  baktınız mı' diye bürokratlarıma sordum. Özel sektörde her şey parayla, etki ile  ölçülür. Bu konuda bazı eksikliklerimiz olabilir ama bunları tamamlamak hepimiz  için bir fırsat. Etki tarafında mutlaka arkadaşlarım çalışıyorlar, benim  istediğim neticeler yok. Bazı sistemsel ve yapısal değişikliklere gitmemiz  lazım." değerlendirmesinde bulundu.

 

Pakdemirli, tarımda ölçek ile ilgili problemlerin olduğunu,  toplulaştırma ile ilgili yürünecek daha çok mesafenin bulunduğunu, yeni dönemde  bunları hızlı bir şekilde toparlayarak milleti memnun edecek hale getirilmesi gerektiğini bildirdi.

 

"Sanmayın ki yataklarımızda çok rahat uyuyoruz"
Gübre, ilaç gibi bazı maliyetlerin artması konusunda da değerlendirmelerde bulunan Pakdemirli, şöyle konuştu: "Ne yazık ki tarım sektörü genel konjonktürden en fazla etkilenen  sektör. Genel konjonktürde, örneğin dövizde ciddi bir fırlama varsa tarım  sektörünün yüzde 100'ü bundan etkilenir. Çünkü tarımdaki emtiaların fiyatları  dünyada oluştuğu için dünyada ne oluşuyorsa bizde de ona doğru gelişme yaşanıyor.  Köylülerimizin, çiftçimizin maliyeti arttı, biz sanmayın ki yataklarımızda çok  rahat uyuyoruz. Biz de bu maliyetlerin düşürülmesi için ikna ederek, Tarım Kredi  ile konuştuk gübrede yüzde 15 indirim yaptık. Buğday söz konusu oldu ekimlerle  ilgili bir risk gördük. O zaman hububattaki desteğimizi 5 kuruştan 10 kuruşa  çıkardık. Bunların tedbirlerini almaya çalışıyoruz. Genel konjonktürel etkilerini  bu zor dönemde en aza indirmek için gayret ve çabalarımızı sarf ediyoruz. 81 ili  afedersiniz 'deli dana' gibi dolaşıyoruz. Ondan sonra da gelip problemleri  çözmeye çalışıyoruz."

 

"Sudan'da yerli yatırımcıların tarım yapmalarını isteyeceğiz"

Sudan konusunun çok speküle edildiğini belirten Pakdemirli, şunları  söyledi: "Türkiye'de bir kıtlık olsa ne yapacağız arkadaşlar? Olabilir mi?  Olabilir. İklimler değişiyor. Biz Türkiye'nin toplam tarım alanının yüzde 10'u  kadar bir alanı bedelsiz bir şekilde Sudan hükümetinden aldık. Şimdi ne işin var,  diyebilirsiniz. Sudan'da bulunmamızın sebebi Türkiye'nin ihtiyacı, Sudan'ın  ihtiyacı olursa onu da karşılarız, oradan da üçüncü ülkelere ihracat yapılacak.  Arazilerin tahsisi aşamasındayız. Arazilerimizin koordinatlarını henüz aldık.  Bunları da devlet olarak cebimizden yatırım yapmadan, yerli yatırımcılara açarak  burada tarım yapmalarını isteyeceğiz."

 

Sudan'ın geniş arazilere sahip olduğunu belirten Pakdemirli, sulak ve  sulak olmayan yerlerin bulunduğunu, ne gerekiyorsa o ürünün üretileceğini, sulak  olmayan yerlerde daha çok susam üretiminin yapılacağını, diğer yerlerde ise  pamuktan soyaya kadar birçok ürünün üretileceğini ifade etti.
"Şu anda et ithalatına ihtiyaç yok"

 

Şarbon konusuna de değinen Pakdemirli, yurt dışından gelen bir deri  hastalığı olan şarbonun, antibiyotikle tedavisinin yapıldığını anlattı. İnsana da bulaşan şarbon nedeniyle 150 hayvanın telef olduğunu, ölen  bir insanın bulunmadığını ifade eden Pakdemir, şunları bildirdi: "Bizim o dönem Brezilya'dan getirdiğimiz hayvanlarla ilgili bir şey  söylendi. Şarbon, kuluçka evresi 5 gün olan bir hastalık. 5 gün içinde gemiye  bindirirseniz, 5 gün içinde hayvan telef olur. Bu hayvanların oradan şarbonlu  binmiş olma ihtimali yok. Brezilya'da şarbon vakası yok. O kadar speküle edildi  ki biz burada iletişimin dozunu bilerek düşürdük. Medyaya çıkarak bu işin bir  tehlikesi yok, hayvanlar karantinaya alınmıştır, vatandaşımız et yiyebilir,  dedik."





Bu Habere Ait Fotoğraflar

Bu Habere Ait Yorumlar


" Okuyucular tarafından www.ulusaltarim.com 'da yayınlanan içeriklere ilişkin yapılan yorumların cezai ve hukuki sorumluluğu yorumu yapan kişinin kendisine aittir. "

" Okuyucu yorumları hukuka uygunluk veya güncel bilgi içerip içermediği hususları bakımından değerlendirilmemekte, yorumlar otomatik olarak onaylanmaktadır. www.ulusaltarim.com, yapılan yorumlarla ilgili herhangi bir konuda sorumluluk kabul etmemektedir. "

" Köşe yazarının kaleme aldığı yazıların her türlü hukuki sorumluluğu yazarın kendisine aittir.
Ulusal Tarım, yazarların düşünce özgürlüğüne müdahale etmemektedir. "
Adınız *

E-Posta * (Yorumda Görünmeyecektir.)

Yorumunuz *



Yorumu Gönder