Yükleniyor...
Son Dakika
20.11.2018

Stevia’nın geleceği!

Doç.Dr. Buhara YÜCESAN
buhara@ibu.edu.tr

Eksiklikler tamamlanmadan stevia’nın dünyada pancar, mısır vs. şekeriyle rekabete girmesi neredeyse imkansızdır. Ayrıca şeker borsası stevia tatlandırıcısına (RebA) göre halen çok daha düşük fiyat oranlarıyla seyretmektedir.

Stevia’nın geleceği!

 

Bu yıl Haziran ayında Berlin’de düzenlenen 8. Dünya Stevia organizasyonunda, stevia bitkisinin sağlıktan tarımına ilişkin pek çok konu ayrıntılı olarak tartışıldı ve konuşuldu. Bu toplantıda özellikle bazı Asya ülkelerinin bitkinin üretiminde bir hayli atak yaptığı görülürken, genel olarak tarımsal üretimde belirsizliğin üretimde karlılığın arzu edilen seviye henüz erişemediği görüşü sabitti. Ülkemizde de ilgi gören, insanların gün geçtikçe yakından alakadar olduğu stevia tarımı için ne tür tıkanıklıklardan bahsedebiliriz bu yazıda bazı noktalara değinmek isterim. Stevia bitkisi içeriğindeki yüksek yoğunluklu tatlandırıcı bileşikleriyle ün yapmıştır.

 

Bunlar bizde tat hissi veren dildeki reseptörleri uyaran doğal bileşikler olup, kalorisizdirler. Yani toz şeker gibi karbonhidrat yapılı olmayıp, enerji yani kalori üretemezler. Başta gıda üreticileri bu bileşikleri bir şekilde elde edebilirse, kalorisi azaltılmış ürünler için alternatif oluşturmada (şekere ve diğer yapay tatlandırıcılara) doğal bir yol bulunabileceğini düşünmektedirler. Nitekim dünya genelinde bu yönde önemli başarılar sağlanmıştır, birçok firma düşük kalorili besin trendleri oluşturmak ve reklam kampanyaları yapmak kaydıyla seslerini ve ürünleri hızla yaymaktadırlar. Henüz ülkemizde bu anlamda bir ürün portföyü oluşmadığı gibi gerek ithal edilen yapay tatlandırıcılar gerekse pancar şekerine üretimine dönük politikalar da bir belirsizlik hakimdir.

 

Stevia üretiminin büyük bir çoğunluğu Çin hakimiyetindedir. Hem tarımı konusunda verimli topraklara sahipler, hem de bahsi geçen tatlandırıcı bileşiklerin saflaştırma teknolojisini ARGE ve teknoloji transferine dünya pazarına sunmaktadırlar. Avrupa ülkeleri, genel olarak Çin menşeili ürünlere mesafeli duruşunu ilave vergilerle korurken Stevia konusunda özellikle steviol glikozit (tatlandırıcı bileşiklerin genel adı) elde edilmesinde metanolik özütleme yapılmasına karşı sert tavır almış durumdalar. Metanol son derece zehirli ve ölümcül bir alkol olup, etanole nazaran ucuz olması özütleme işlerinde Çin fabrikalarında tercih ediliyor olması ve etanolün daha fazla maliyet getirmesi endüstriyel açıdan bir sıkıntı gibi gözükebilir. Bu konunun tarımla ilgisi doğrudan olmayıp dolaylı olarak işleme tesisindeki maliyetleri etkilediği de vakıadır. Bu etki de yaprak kalitesidir.

 

Öncelik bu anlamda yatırım yapmak isteyen veya tarımsal üretim planlaması düşünen çiftçi ve üreticilerin yaprak kalitesi ve hasat verimi konusunda çok dikkatli olması gerekmektedir. Şuan çoğunlukla dünyada stevia bitkisinden izole edilen Reb A (rebaudiosid A) denilen tatlandırıcı bileşik tatlandırıcı pazarında rağbet görmektedir. Bu bileşik bitki yaprağında %3 ila %14 arasında gen kaynağına bağlı olarak değişim arz eder. Güney Amerika kökenli stevialar çoğunluk düşük Reb A içerirken, Çin’in ıslah yoluyla geliştirdikleri çok daha yüksek oranlarda Reb A içermektedir. Ülkemizde yaygın olanlar ise bu ilk türden saydıklarımızdır. Bir işleme tesisi belli standartta saflaştırma yapıp bileşikleri üretmek isterse, örneğin %97 saflıkta Reb A üretimi için kayıpları da hesaba kattığımızda yaklaşık olarak 100 kg kaliteli kuru yapraktan 5kg yüksek saflıkta Reb A üretimi gerçekleştirebilmektedir.

 

Reb A kalitesi düştükçe (örneğin %60’ı Reb A olan karışım toz için) son ürün 10 kg’ye yaklaşmaktadır. Fakat her iki ürün açısından maliyet saflaşma oranı doğrultusunda iki kat artmaktadır. Dolayısıyla çiftçi veya işletmeci kaliteli yaprak konusundan uygun gen kaynağı temin edemezse dolayısıyla düşük Reb A içeren stevia çeşidi ile üretim yaparsa zarar katlanarak artacağı gibi bu üretim sadece hobi amaçlı ve lokal bir üretim odağına sahip olması kaçınılmazdır. Diğer yandan, işleme tesisinin farklı balyalar halinde denetimsiz olarak yaprakları sisteme aldığında ise hem düşük verim hem de yüksek enerji maliyetine boyun eğmek zorunda kalacaktır.

 

Rakamsal verilere yeniden dönecek olursak, dünya genelinde sub-tropik bölgelerde 3 yıllık hasat ortalamasına bakıldığında –ki ülkemizde bu değerlere yakındır-, 3,5 ton/ha olduğu söylenebilir. Detaylara çok fazla girmeden tarımsal maliyetleri de üzerine eklediğimizde tohum veya vejetatif kaynaklı bitki olmasına göre, kuru yaprak maliyet toplamı tohumla olmuşsa 2,4 $; doku kültürü veya çelikle üretilmişse 1 kg kuru yaprağın maliyeti 2,9$’a geldiği görülmektedir. Bu değerler üzerine kar marjınında eklenmesi durumunda 1kg kuru yaprağın alım ve satım fiyatı çıkmaktadır. Hasat sonrası yaprak sıyırmada mekanizasyon eksikliği, depolama ve kurutma koşullarının otomasyonu ve bütün bunların parçalı tarıma müsaitliği ve işçi maliyetleri gibi hususlarında belirli ölçüde tıkanıklığın aktörleri arasındadır.

 

Özetle, kaliteli tohum ve klon fide üretimi için organize ve profesyonel üretim tesisinin varlığı stevia tarımı için şarttır. Bu sadece iç piyasa için değil dış satım gücünü de önemli ölçüde etkileceyecektir. Ülkemiz koşullarına uygun çeşitlerin geliştirilmesi, hastalıklara dirençli, soğuk stresine dayanıklı ıslah çalışmaları kısa vadede çok karlı olacak bilimsel araştırma konularıdır. Mekanizasyon konusunda yaprak sıyırma işleminin özellikle işgücü maliyetleri önemli ölçüde azaltılması gerekmektedir.

 

Bu yönde projeler geliştirilmesi de  zirai çalışmalar açısından son derece önemlidir. Bütün bu eksiklikler tamamlanmadan stevia’nın dünyada pancar, mısır  vs. şekeriyle rekabete girmesi neredeyse imkansızdır. Ayrıca şeker borsası stevia tatlandırıcısına (RebA) göre halen çok daha düşük fiyat oranlarıyla seyretmektedir. Reb A üretim maliyetleri eğer tarımla yapılacaksa -ki bu sadece beslenme/sağlık meselesi değil, tarımla istihdam potansiyeli açısından sosyolojiktir de- bilimsel çalışmalarla azaltılmalıdır. Aksi taktirde GDO ve fermentasyon sistemine dayalı üretim önemli yol aldığında işin pek de doğallığı kalmayacaktır.





Yazarın Diğer Yazıları

  • Bitki fabrikalarıyla üretimde hızlı adımlar
    2 Kasım 2018 Cuma

    Yaprak artığı veya israfı olamamakla beraber söz konusu üretimde kullanılan suyun 95%’i geri kazanımla tasarruf edilmektedir.

  • Bitki Fabrikalarıyla Geleceğin Üretimi
    22 Eylül 2016 Perşembe

    Bu fabrikalar bitkisel üretim hacmine göre değişen üretim için elverişli bitkilerin tohum dışında kalan kısımlarından seri ve belirli bir otomasyonla bitki üretiminin yapıldığı yerlerdir.

  • Tüm yönleriyle Stevia bitkisi (Stevia rebaudiana) üretimi -1
    4 Kasım 2015 Çarşamba

    Son yıllarda Stevia üzerine dünyada yapılan çeşitli organizasyon ve toplantılarda, en ilgi çeken konulardan bir tanesi, belki de birincisi, bitkinin üretiminin nasıl ne şekilde yapılacağına ilişkin olandır. Bu çerçeveden konuya bakıldığında ortak soru “tohumunu nereden bulabiliriz?” dir.

  • Stevia (Stevia rebaudiana) ve ikinci şeker devrimi
    22 Ekim 2015 Perşembe

    Stevia yapraklarını Christoph Colomb’un Amerika kıtasının keşfinden sonra şekerin hayatımıza girmesi ardından, ikinci şeker devrimi olarak değerlendirmemiz abartılı sayılmayacaktır.

Bu Habere Ait Fotoğraflar

Bu Habere Ait Yorumlar


" Okuyucular tarafından www.ulusaltarim.com 'da yayınlanan içeriklere ilişkin yapılan yorumların cezai ve hukuki sorumluluğu yorumu yapan kişinin kendisine aittir. "

" Okuyucu yorumları hukuka uygunluk veya güncel bilgi içerip içermediği hususları bakımından değerlendirilmemekte, yorumlar otomatik olarak onaylanmaktadır. www.ulusaltarim.com, yapılan yorumlarla ilgili herhangi bir konuda sorumluluk kabul etmemektedir. "

" Köşe yazarının kaleme aldığı yazıların her türlü hukuki sorumluluğu yazarın kendisine aittir.
Ulusal Tarım, yazarların düşünce özgürlüğüne müdahale etmemektedir. "
Adınız *

E-Posta * (Yorumda Görünmeyecektir.)

Yorumunuz *



Yorumu Gönder