Yükleniyor...
Son Dakika
1.12.2018

Çifttçiliğin Felsefesi: Doğal Tarım

Kutluhan Özdemir - Doğal Tarım Uzmanı
kutluhanoz@gmail.com

''Rahat bırakılan doğa, mükemmel bir dengededir. Ne kadar çok şey yaparsanız doğadan o kadar uzaklaşırsınız.''

''Rahat bırakılan doğa, mükemmel bir dengededir. Ne kadar çok şey yaparsanız doğadan o kadar uzaklaşırsınız.''

 

Masanobu Fukuoka’yı tanıyor muyuz?

 

2008 yılına kadar yaşam sürmüş Masanobu Fukuoka, Japonya’da yaşamış bilim insanı, filozof ve çiftçidir. Gümrük bürosundan ayrılarak, çiftçiliğe başlar. 1947 yılında en son çalıştığı yerden ayrılır ve doğal tarım yapmak için Şikoku’daki köyüne döner. 55 dönümlük arazideki modern tarımın yok edici etkilerini tersine çevirmeyi başarır. Fukuoka sayesinde doğanın kendini her türlü sonuca göre yenileyebildiğini görebiliyoruz.

 

Toprağı işlememek, suni gübre yada hazırlanmış kompost kullanmamak, toprağı sürme ya da herbisist kullanma yoluyla yabani otları temizlememek, kimyasallara bağlı kalmamak doğal tarımın dört ilkesi olarak sayılıyor. Aynı zamanda meyve ağaçlarını budamak da yok diyerek beş yapabiliriz. Kısacası, yapılan, doğaya en az müdahale ile tarım yaparak en iyi sonucu elde etmek. Çünkü, doğa kusursuz.

 

Toprağı işlemek yok

Uzun yıllardır zannedilenin aksine toprağı sürmek toprağa yarar yerine zarar verir. Çünkü toprak sürüldüğü zaman doğal ortam tanınmayacak şekilde değişir. Doğal tarımda toprağın sürülmesi; bitki köklerinin yayılması, mikroorganizmaların ve  yer solucanlarının aktiviteleri gibi doğal yollardan kendi kendine gerçekleşir.

 

Gübrelemek yok

 

Fukuoka’ya göre; doğa kendi hâline bırakıldığında verimlilik artıyor. Bitki ve hayvanların organik atıkları yüzeydeki bakteri ve mantarlar tarafından çürütülüyor. Yağmur suyunun hareketiyle, besinler toprağın derinliklerine taşınarak mikroorganizmalara, yer solucanlarına ve diğer hayvanlara yiyecek oluyor.

 

Yabani otları temizlemek yok

 

Yabani otlar, toprak verimliliğini oluşturduğundan ve canlı topluluğunun dengesini sağlama rolü oynadığından, Fukuoka yabani otların yok edilmemesini, kontrol altında tutulması gerektiğini söylüyor. Zaten toprağın sürülmesine son verildiği zaman yabani otların egemenliği de sona ermiş oluyor.

 

Kimyasallara bağlı kalmak yok

 

Doğa kendi halinde iken kusursuz bir denge içindedir. Ancak suni gübre ve toprağın sürülmesi zayıf bitkiler ortaya çıkarır ve bu bitkilerin düzenli ilaçlanması gerekmektedir. Doğal tarımın mücadele yolları da doğal olmalıdır.

 

Her ne kadar tüm bunlar insana bir masal gibi gelse de, doğanın yapabileceklerinin sadece küçük bir kısmı.

 

Ülkemizdeki iklime benzer iklim yapısına sahip Kuzey Yunanistan'ın Edessa şehrindeki Panos Manikis tarafında 30 yıl önce Fukuoka'nın prensibleri ile kurulan ve yaklaşık 3 yıl önce devraldığım doğal tarım çiftliğini ele alabiliriz. Şu anda 150 den fazla çeşit meyve ağacı, 100 ün üzerinde tıbbı, orman ve çeşitli ağaçlar bir arada yetişiyor. Yine bu ağaçların arasında 200 den farklı çeşit yabani sebzeler yetiştiriyorum.

 

Aşağı yukarı 2 hektarlık bir doğal tarım çiftliğinde toprak her geçen gün biraz daha verimli hale gelirken senede 40 ile 50 ton arası sağlıklı gıdaları hasat etmek ise doğanın yapabileceklerinin kanıtı.

fb sayfası : https://www.facebook.com/natural.farming.eu/

 





Bu Habere Ait Fotoğraflar

Bu Habere Ait Yorumlar


" Okuyucular tarafından www.ulusaltarim.com 'da yayınlanan içeriklere ilişkin yapılan yorumların cezai ve hukuki sorumluluğu yorumu yapan kişinin kendisine aittir. "

" Okuyucu yorumları hukuka uygunluk veya güncel bilgi içerip içermediği hususları bakımından değerlendirilmemekte, yorumlar otomatik olarak onaylanmaktadır. www.ulusaltarim.com, yapılan yorumlarla ilgili herhangi bir konuda sorumluluk kabul etmemektedir. "

" Köşe yazarının kaleme aldığı yazıların her türlü hukuki sorumluluğu yazarın kendisine aittir.
Ulusal Tarım, yazarların düşünce özgürlüğüne müdahale etmemektedir. "
Adınız *

E-Posta * (Yorumda Görünmeyecektir.)

Yorumunuz *



Yorumu Gönder