Yükleniyor...
Son Dakika
11.8.2015

Miras tarla işlemleri

Miras Tarlalar, tarım arazilerinin satışları, hisse devri ve ifrazı birçoğumuzun başını ağrıtmaya devam ediyor. Varisler,hissedarlar ve tarım arazisi almayı düşüneneler olarak nasıl bir işlem yapmalıyız ki bu sorunları çözelim? Yeni hazırlanan ve 2014 yılında kabul edilen kanunda başka düzenlemeler getirdi. Karışık olan süreç ilk bakışta anlaşılamayacak kadar karmaşık hale geldi. Konu uzmanlarından oluşan Ulusal Tarım ekibimiz konuyu derinlemesine araştırdı ve bir dosya hazırladı.

ÖZEL HABER

 

Miras konusu örnekler üzerinden hepimizin anlayacağı şekilde açıklandı. 

Siz değerli okuyucularımıza bu çalışmayı sunmaktan gurur duyuyoruz. İlk bölümümüz “TARIM TOPRAKLARININ İFRAZI (PARÇALANMASI)”. 

I. BÖLÜM

TARIM TOPRAKLARININ İFRAZI (PARÇALANMASI)


Türkiye’de Tarım arazilerinin miras yolu ile mülkiyeti genellikle diğer gayrimenkullere göre daha zor olmuş hatta birçok tarım arazisinin nerdeyse 50-60 yıl ve bundan da fazla süredir miras dağılımının yapılmayarak tapuda tescili olmamıştır. Tabi bunun ekonomik ve psikolojik birçok sebebi var. Bir noktada bu tip sorunlara çözüm getirmek amacı 30.04.2014 tarihinde 6537 sayılı kanun kabul edilmiştir. Bu kanunla miras ile edinim ve tarım topraklarının satışı ve ifrazı üzerine bazı düzenlemeler yapılmıştır. 

Bizde Ulusal Tarım Ekibi olarak tarım arazilerinin satışı ifrazı ve miras yolu ile mülkiyet edinimi konularında çıkarılan 6537 sayılı kanun hangi koşulları getirmekte ve hangi zorlamalara sahip olduğunu inceleyeceğiz. Bu yazımız konunun yoğunluğu üzerine birkaç dosya halinde olacaktır. Bu dosyamız da inceleyeceğimiz konular tarım arazilerinin satışları devirleri ve bu arazilerin ifrazı şekliyle olacaktır. Miras ile ilgili ve diğer konuları diğer dosyalarda ele alacağız.

30.04.2014 tarihinde kabul edilen 6537 sayılı yasa, 5403 sayılı yasada yer alan tarımsal işletmeye ait parsel büyüklükleri ile Yurttaşlar Yasasının özel miras kurallarını birleştiren ve yeni düzenlemeler getiren bir yasadır.

Türkiye'de tarım topraklarının parçalanması konusunda mevcut yasal düzenlemeler şu şekildedir. 

Tarım Topraklarının Parçalanmasını Konu Alan Yasal Düzenlemeler: 
------------------------------------------------------------------------------------------
Yasa Adı: 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Yasası 

Yürürlük Tarihi:1984 

Konu: Mülk genişlik için asgari sınır

Uygulama Alanı: Bakanlar Kurulunca uygulama alanı ilan edilen alanlarda
------------------------------------------------------------------------------------
Yasa Adı: 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Yasası

Yürürlük Tarihi: 2005 

Konu: Parsel genişliği için asgari sınır

Uygulama Alanı: Ülke genelinde 
----------------------------------------------------------------------------------------
Yasa Adı: 4721 sayılı Yurttaşlar Yasası

Yürürlük Tarihi: 2001(ilki 1926) 

Konu: Tarım işletmeleri için özel miras kuralları

Uygulama Alanı: Ülke genelinde-ihtiyari
------------------------------------------------------------------------------------

5403 sayılı yasa gereğince bölge ve yörelerin toplumsal, ekonomik, ekolojik ve teknik özellikleri gözetilerek belirlenecek parseller mutlak, özel ürün ve marjinal alanlarında 2 hektar, dikili tarım topraklarında 0,5 hektar, örtü altı tarım yapılan alanlarda 0,3 hektardan küçük parçalara bölünmeyeceği söylenmiştir. Toprak hareketliliği ve miras paylaşımlarında parsellerin küçülmesine yönelik olarak bu kuralın önemi bulunmaktadır. 

Ancak mutlak, özel ürün, dikili ve marjinal olarak ele alınan tarım toprakları toprağın özelliklerinden çok güncel kullanımı içeren ve sınıflar arasında geçişin olabileceği kavramlardır. Uygulama özellikle küçük parsellerde hisseli mülkiyete geçişi sürdüren bir yaklaşımla ele alınmış ve fiili olarak parçalanmanın devam etmiştir.

Yeni düzenlemede asgari parsel büyüklüklerinin bölünemez eşya niteliği kazanmış olduğu, hisselendirilemeyeceği, pay ve paydaş sayısının artırılamayacağı belirtilmiştir. Bununla ana amacın tarım arazilerinin bir önceki yasa ile oluşmuş fiili uygulamanın önüne geçmek olduğu görülmektedir. Bura da şunu sorabilirsiniz bu işlemler bir zorunluluk üzerine olmuyor mu? Evet bir zorunluluk üzerine olmakta fakat zorunluluklar halen devam etmektedir.

6537 sayılı yasanın amacı incelendiğinde yasanın tarım işletmesi ya da mülk işletme yerine "yeter gelirli tarımsal arazi" tanımını benimsemesi ilginçtir. :Bundan önceki yasal düzenlemelerde “Tarım işletmesi” ifadesi kullanılmasına rağmen "yeter gelirli tarımsal arazi" dönmesi manidardır. 

Çünkü tarım işletmesi çok geniş bir ifade ve tarımın içerisine bir çok faaliyeti sokarken ,Kanun koyucu "yeter gelirli tarımsal arazi" ifadesi ile bir noktada tarım hayvancılık ve gıda sanayi faaliyetlerini ayırmış durumdadır .Her ne kadar kanun "yeter gelirli tarımsal arazi" şekliyle kullansa da biz konunun daha iyi anlaşılması için literatürdeki kullanımı olan “Tarım İşletmesi “ terimi üzerinden devam edeceğiz .

TARIM İŞLETMESİNE İLİŞKİN KOŞULLAR

Mirasa ilişkin kuralların; söz konusu olan mülk işletmenin ekonomik bütünlüğe sahip, yeter gelirli ya da daha büyük işletmeler için geçerli olacağı anlaşılmaktadır. Yasada ekonomik bütünlüğün kaybolmasını sağlayacak işletme genişliğinin alt sınırı yeter gelirli tarımsal işletmeler olarak ele alınmaktadır. İl ve ilçelerin yeter gelirli tarımsal işletme büyüklükleri ekli listede belirlenmiş ve bölünemeyeceği kurala bağlanmıştır. 

Toprak sınıflamaları bu listede kullanılmayarak sulu, kuru, dikili ve örtü altı alanlar olarak düzenlenmektedir. Listenin bölge farklılıkları göz önünde bulundurularak yapıldığı belirtildiğine göre Türkiye’de dikili ve örtü altı tarımı yapılan alanlarda bölgesel farklılığın olmadığı ve hangi ürün yetiştirilirse yetiştirilsin 10 dekar ve 3 dekarın yeter gelir sağlayacağı kabul edilmiş olmaktadır. Başka bir açıdan sulu ve kuru alanlar için verilen genişlikler dikkate alındığında ve 2001 tarım sayımı verilerine göre yalnız kendi toprağını işleyen 50 dekara kadar olan mülk işletmelerin oranının % 67,8 olduğu düşünüldüğünde tarım işletmelerinin büyük bir çoğunluğunun yasa kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. 

Ayrıca, yeter gelirli tarımsal işletmelerin ekonomik bütünlüğe sahip olmayan kısımlarının GTHB'nın izni ile satılması kuralından yasanın söz etmek istediği asgari parsel genişliklerinin altında kalan toprak genişliği ise bu parsellerin ekonomik bütünlüğü ortadan kaldıran bir etken olduğu düşünülemez. 

Yasada yeter gelirli tarımsal işletmeler birden çok yeter gelir sağlayan tarımsal işletme büyüklüğüne bölünebiliyorsa, hâkimin bunlardan her birinin mülkiyetinin ehil mirasçılara bölünerek devredilmesine karar verebileceği kuralı bulunmaktadır. Yeter gelirli tarımsal işletmenin birden çok yeter gelirli tarımsal işletmeye nasıl bölüneceği ya da bu kavramdan neyin anlaşılması gerektiği düşünüldüğünde yasanın kavramsal bir karışıklık içinde olduğu daha da netleşmektedir. 

KANUNUN İFRAZ KOŞULLARI

Bir önceki kanunda ifraz kurallarını belirleyen 8. Madde kaldırılmış, bunun yerine öncelikle 3. Madde de arazi büyüklük çeşitleri tanımlanmış ve devamında ki 4. Madde de tarım arazilerinin ifrazına esas konu olan gerekli arazi koşulları tanımlanmış halde bulunmaktadır. 

MADDE 3 – 5403 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) ve (ı) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.

“h) Asgari tarımsal arazi büyüklüğü: Üretim faaliyet ve girdileri rasyonel ve ekonomik olarak kullanıldığı takdirde, bir tarımsal arazide elde edilen verimliliğin, söz konusu tarımsal arazinin daha fazla küçülmesi hâlinde elde edilemeyeceği Bakanlıkça belirlenen en küçük tarımsal parsel büyüklüğünü,

ı) Yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü: Bölge farklılıkları göz önünde bulundurularak il ve ilçelerin ekli (1) sayılı listede belirlenen yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerini,”

“u) Yan sınai işletme: Yeter gelirli tarımsal arazilere ait ürün depolama, koruma, işleme ve pazarlama gibi faaliyetlere yönelik tesisleri,”

MADDE 4 – 5403 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin başlığı “Tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi” şeklinde, ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve dördüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
“Asgari tarımsal arazi büyüklüğü, bölge ve yörelerin toplumsal, ekonomik, ekolojik ve teknik özellikleri gözetilerek Bakanlık tarafından belirlenir. Belirlenen asgari büyüklüğe erişmiş tarımsal araziler, bölünemez eşya niteliği kazanmış olur.

Asgari tarımsal arazi büyüklüğü; mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemez. 

Söylenildikten sonra “Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedi artırılamaz.” diyerek ifraz,satış işlemlerinin bu belirtilen alanlardan aşağı bulunan arazilerin ifrazı olmayacağı ve hisselendirilemeceği ifade edilmiştir 

Ancak, tarım dışı kullanım izni verilen alanlar veya çay, fındık, zeytin gibi özel iklim ve toprak ihtiyaçları olan bitkilerin yetiştiği alanlarda arazi özellikleri nedeniyle belirlenen asgari tarımsal arazi büyüklüğünden daha küçük parsellerin oluşması gerekli olduğu takdirde, Bakanlığın uygun görüşü ile daha küçük parseller oluşturulabilir.”

Yeterli gelirli tarımsal arazi büyüklüğü yine bu kanunun 5. Maddesinde ele alınmıştır Buna göre ; “Yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü

İl ve ilçelerin yeter gelirli tarımsal arazi büyüklükleri bölge farklılıkları göz önünde bulundurularak bu Kanuna ekli (1) sayılı listede belirlenmiştir. Tarımsal araziler bu Kanuna ekli (1) sayılı listede belirlenen yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin altında ifraz edilemez, bölünemez. Tarımsal arazilerin bu niteliği şerh konulmak üzere Bakanlık tarafından ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir. Yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin hesaplanmasında, aynı kişiye ait ve Bakanlıkça aralarında ekonomik bütünlük bulunduğu tespit edilen tarım arazileri birlikte değerlendirilir. 

Yeter gelirli tarımsal arazilerin ekonomik bütünlüğe sahip olmayan kısımları Bakanlığın izni ile satılabilir. Bilimsel gelişmeler ve günün koşullarına göre bu Kanuna ekli (1) sayılı listede Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile değişiklik yapılabilir. “ şekliyle tanımlanmıştır. 

Uygulamada ifraz ve hisse oranında parçalanmasında karşımıza çıkan sorunlardan biri aslında bu yeter gelirli tarımsal arazi ölçütüdür. Çünkü Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından arazi tek başına yeter gelirli olarak ele alınmamış komşu arazi veya yakında ki arazileri de bir bütünlük bir bütün olarak ele almıştır .Tarım Reformu Genel Müdürlüğü bir talimat hazırlamış ve bu talimatta Ekonomik bütünlüğü;

Tarımsal üretim faaliyetine ekonomik bir değer katacak şekilde birbirine bağımlı olarak çalışılan tarımsal arazilerin bütünlüğünü ifade eder. Ekonomik bütünlük değerlendirmesi aşağıdaki şekilde yapılır;
a-Malikin toplam tarımsal arazisi kuru tarım arazilerinde 10 da. sulu tarım arazilerinde 5 da., dikili tarım arazilerinde 3 da., örtü altı tarım arazilerinde 1,0 da. üzerinde olan sınırdaş araziler ekonomik bütünlük ifade eder

b-Aynı köy veya mahalle sınırları içinde olup, kuru tarım arazilerinde 10 da., sulu tarım arazilerinde 5 da., dikili tarım arazilerinde 3 da., örtü altı tarım arazilerinde 1,0 da. ve üzerindeki araziler ekonomik bütünlük arz eder.

c-Farklı köy veya mahalle sınırları içinde olmakla birlikte sahip olunan birbirine en yakın tarımsal arazilerin aralarındaki mesafe 5 km' den (kuş uçuşu) az olan ve kuru tarım arazilerinde 10 da. Sulu tarım arazilerinde 5 da. dikili tarım arazilerinde 3 da., örtü altı tarım arazilerinde 1,0 da. ve üzerindeki araziler ekonomik bütünlük arz eder.

ç- Farklı köy veya mahalle sınırları içinde sahip olunan birbirine en yakın tarımsal arazilerin aralarındaki mesafe 5 km'den daha fazla olan araziler ekonomik bütünlük oluşturmaz.

d-Kamu yatırımlarında ve tarım arazilerinin tarım dışı amaçla kullanım taleplerinde, tarım dışı amaçla kullanunma izin verilen araziler ekonomik bütünlük oluşturmaz.

e-Ekonomik bütünlük değerlendirmesinde, her bir parsel münferit olarak değerlendirilir ve kişinin parsel içerisinde sahip olduğu alan büyüklüğü göz önüne alınır.”
Burada da görüldüğü üzere Ekonomik bütünlükte arazi büyüklükleri yanında sınırdaş arazileri, Aynı köy veya mahalle sınırı içerisindeki arazileri (5 km den fazla olabilir) ve en son olarak farklı köy veya mahalle sınırlarında bulunana araziler arasında en fazla 5 km uzaklığı (Kuş uçuşu) dikkate almıştır 

Buna göre yapılan satış ve devir işlemlerinde ekonomik bütünlük dikkate alınarak ;

a) Ekonomik bütünlüğü bulunmayan araziler yeter gelirin hesaplanmasında dikkate alınmaz ve devrine izin verilir.” 

b) Tarımsal faaliyeti terk anlamına gelen tasfiye halinde, Malikin müstakil veya hisseli parsellerinin tamamının devrine izin verilir.

c) Malikin hisse miktarının, ekonomik bütünlüğün altında olması durumunda; hissesinin tamamını aynen hissedarlara veya üçüncü kişiye devir edebilir, kendi hissedarlarına payını hisselendirerek de devir yapabilir.

d) Hisseli tarımsal arazilerde; hissedarlar birleşerek hisselerinin tamamını satmak istemeleri halinde, hisselerine düşen miktarlarının ekonomik bütünlüğünün olup olmadığına bakılarak, satışı değerlendirilir.
e) Ekonomik bütünlüğü olan arazilerde, asgari tarımsal arazi büyüklükleri dikkate alınarak yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğünün üzerindeki kısmının devrine izin verilir. Ancak, asgari tarımsal arazi büyüklüklerin altında yeni bir hisse veya parsel oluşturulamaz

f) 6537 sayılı Kanunda, rehin ve ipotek işlemlerini engelleyici bir hüküm bulunmadığından, cebri satışlarda; asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin altında yeniden ifraz ve hisselendirme 
yapılmaksızın hissedarlara veya üçüncü kişilere satış yapılabilir.

g) Tüzel kişiliklerin sahip oldukları tarım arazilerini satışlarında; asgari tarımsal arazi büyüklüğü, ekonomik bütünlük ve yeter gelirli arazi büyüklüğü incelenerek karar verilir.
h) Mülkiyeti şahıslara ait ve tapu kayıtlarında cinsi çayır, ham toprak, harman yeri olan araziler tarım arazisi (tarla) olarak değerlendirilecektir. Kavak dikili araziler, koruluklar ve zeytinlikler dikili tarım arazisi olarak kabul edilir.

i) Malikin toplam arazi miktarı sınırdaş olsa bile ekonomik bütünlüğün altında ise bu arazilerin satışına izin verilir. Tarım reformu uygulama alanlarındaki devir işlemleri, 3083 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılır.

j) Yeter gelirli arazi büyüklüğü ile ekonomik bütünlük belirlemelerinde iştirak halinde mülkiyetli arazilerindeki (elbirliği halinde mülkiyet) payların hesaplanmasın da ilgili araziye ait veraset ilamındaki yasal hisse oranlarına bakılarak hesap edilmelidir.

k) Tapu Müdürlükleri ile yazışma yapılarak devir işlemleri için görüş istenen devir talepleri ile birlikte, malikin aynı ilçe içerisinde bulunan tüm tarımsal arazilerinin mülkiyet kayıtlarının gönderilmesi istenebilir.

l) Taşınmazm niteliği ham toprak, depolu bahçe, bahçeli ev, içinde ev olan tarla vb. gibi taşınmazlar zeminde incelenerek tarım arazi niteliği olan kısmı tespit edildikten sonra işlem tesisi edilmelidir.

Tarım arazisi üzerinde kurulmuş bir irtifak hakkı bulunuyor ise kurulan irtifak hakkının tarımsal faaliyete izin vermeyen kısmı hesaplamalarda değerlendirmeye alınmaz.

Ayrıca bu konu ile ilgili olarak Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü önce 26.05.2014 tarihli ve 28158 sayılı; sonra da 12.06.2014 tarihli 34306 sayılı bir talimat yayınlamıştır. Konunun teknik yönü son talimatın (D) başlığında yer almıştır… (D) nolu başlık şu şekildedir;

“D. TARIM ARAZİLERİNDE TEKNİK NİTELİKLİ İŞLEM TALEPLERİ

1) İfraz, tevhit, cins değişikliği vb. işleme konu taşınmazların imar plânında tarımsal amaç dışı kullanıma ayrıldığının tespiti halinde taleplerin yürürlükteki mevzuatına uygun biçimde karşılanması gerekmektedir.

2) Söz konusu taşınmazların plânda tarımsal alan olarak ayrılması ya da plânsız alanda kalması durumunda taşınmazın ifrazı, bölünmesi, ayrılması sonucunu doğuran işlemlerde il/ilçe gıda tarım ve hayvancılık müdürlüklerinin işleme ilişkin uygunluk görüşünün kadastro müdürlükleri tarafından işlem öncesi aranması, bunun dışında kalan yüzölçüm değişikliği, birleştirme vb. işlemlerde talebin doğrudan karşılanması gerekmektedir.”

Yukarıdaki maddeler göz önüne alındığında şu sonuçları çıkarabiliriz ;

a) Bir parselin, imar plânında tarımsal amaç dışı kullanıma ayrıldığı tespit edilirse; ifraz, tevhit, cins değişikliği gibi işlemler için 5403 Kanundan bağımsız olarak hareket edilip, yürürlükteki imar mevzuatının öngörüsü doğrultusunda hareket edilebilecektir. Bu parselin ifraz, tevhidi için, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeninin; dışında ise il özel idaresinin kararı gereğince işlem yapılabilecektir.

b) Tarımsal bir parsel; plânda da tarım alanı olarak ayrılmışsa ya da plânsız sahada kalıyorsa o zaman bu parselde yapılacak ifraz işlemi 5403 sayılı Kanunun belirlediği kıstaslara tabi olacaktır… 12.06.2014 tarihli ve 34306 sayılı talimat; bu tür taşınmazların ifrazı için il/ilçe gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüklerinden uygunluk görüşünün alınmasını öngörmektedir.

Söz konusu müdürlükler uygunluk görüşü verebileceği gibi, işlemin uygun olup olmadığı konusunda görüş bildirmeksizin işleme tabi parselin mahiyetinin ne olduğunu bildirmekle de yetinebilir. İfraz yapılabilir ya da yapılamaz şeklinde bir belirtimde bulunmayabilir de. Örneğin işleme tabi parsel “dikili tarım arazisi” niteliğindedir şeklinde bir tespit belirtmekle yetinebilir.

O zaman; o ilçe için belirlenen “dikili tarım arazisi’nin asgari tarımsal arazi büyüklüğünün ne kadar olduğuna bakılıp, ifraz sonucu oluşan parsellerin büyüklüğü de bu kıstasın altına düşmüyorsa, yine işlemin gerçekleştirilmesi gerekir.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü yayınladığı bu talimat ile yapılacak işlemlerin uygunluk yazılarını İl/İlçe Gıda Tarım Ve Hayvancılık Müdürlüklerine bırakmış durumdadır. Konu ile alakalı ve sorumlu personelin 5403 sayılı kanunun uygulama talimatına dikkate alarak satış, devir veya ifraza konu olan tarım arazisinin tek başına değerlendirme yanlışlığına düşmeyerek talimattaki kıstaslara göre yani sınırdaş, aynı köy ve mahalle veya farklı köy ve mahallelerde de olsa en fazla 5 km uzaklığa sahip olduğuna da dikkate alarak Ekonomik Bütünlüğü belirlemesi gerekmektedir.

Konumuz aslında çok uzun bir konu. Araştırma dosyamızın devamında satış, devir, ifraz işlemlerini örnekleri ile beraber ele alacağız.

Kaynakça:
• Gün,S.,2014 Tarımda Özel Miras Kuralları ve Tarım Topraklarının Parçalanması
• Koçak H.,2015 Toprak Koruma Kanununa Göre Yeni İfraz Koşulları
• 6537 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun da değişiklik yapılması hakkkında kanun
• Tarım Reformu Genel müdürlüğü 5403 Sayılı Kanun'un Uygulama Talimatı
• Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü 28158 sayılı uygulama talimatı
• Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü 34306 sayılı bir talimat yayınlamıştır.

Hazırlayan:www.ulusaltarim.com ekibi 

UYARI: Bu yazı Ulusal Tarım’ın yazılı izni olmadan facebook veya internet web sitesi gibi görsel araçlar başta olmak üzere, gazete veya dergi gibi yayınlarda yayınlanamaz. Yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.





Bu Habere Ait Fotoğraflar

Bu Habere Ait Yorumlar

  • fatma yıldız
    11 Mart 2016 Cuma

    İntikalde yapılan yanlışlık bile düzeltilmiyor bu nasıl bir yasa vatandaş mağdur oluyor


" Okuyucular tarafından www.ulusaltarim.com 'da yayınlanan içeriklere ilişkin yapılan yorumların cezai ve hukuki sorumluluğu yorumu yapan kişinin kendisine aittir. "

" Okuyucu yorumları hukuka uygunluk veya güncel bilgi içerip içermediği hususları bakımından değerlendirilmemekte, yorumlar otomatik olarak onaylanmaktadır. www.ulusaltarim.com, yapılan yorumlarla ilgili herhangi bir konuda sorumluluk kabul etmemektedir. "

" Köşe yazarının kaleme aldığı yazıların her türlü hukuki sorumluluğu yazarın kendisine aittir.
Ulusal Tarım, yazarların düşünce özgürlüğüne müdahale etmemektedir. "
Adınız *

E-Posta * (Yorumda Görünmeyecektir.)

Yorumunuz *



Yorumu Gönder